IV. Avrasya İslam Şurası Toplantısı

4 Ekim 2016 Salı - 4 Ekim 2016 Salı

Saraybosna/Bosna-Hersek

Türkiye, Arnavutluk, Azerbaycan, Batıtrakya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kazakistan, Kırgızistan, Kosova, Litvanya, Makedonya, Moğolistan, Romanya, Rusya Federasyonu, Slovenya, Tacikistan, Yugoslavya Federasyonu

25-28 Temmuz 2000 tarihleri arasında Bosna-Hersek’in Başkenti Saraybosna’da gerçekleştirilen IV. Avrasya İslam Şûrası Teşkilatı Toplantısı zamanın Bosna-Hersek Dışişleri Bakanı Dr. Jadranko PRLİÇ’in iştirakiyle açılmıştır. Merhum Cumhurbaşkanı Aliye İzzet BEGOVİÇ de İcra Kurulu Heyetini kabul etmiştir.

IV. AVRASYA İSLAM ŞÛRASI TEŞKİLATI TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRİSİ

(28 Temmuz 2000-Saraybosna)

1995 yılında Ankara’da, Türk Cumhuriyetleri, Balkan-Kafkas Ülkeleri, Türk ve Müslüman Toplulukları dini temsilcileri ile ilkini gerçekleştirdiğimiz Avrasya İslam Şûrası toplantısının dördüncüsü 25-28 Temmuz 2000 tarihlerinde Bosna-Hersek Cumhuriyetinin Başkenti Sarayova’da yapılmıştır.

Tarihi, dini ve kültürel bağları olan Türk Cumhuriyetleri, Balkan-Kafkas Ülkeleri, Türk ve Müslüman topluluklarının müştereken oluşturdukları Avrasya İslam Şûrası Teşkilatı toplantısının dördüncüsünün; kısa bir müddet önce çağımızın en acımasız savaşına sahne olmuş Bosna-Hersek’te yapılmış olması, birbirimizle dayanışma ve işbirliğinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarımıza ayrı bir anlam kazandırmıştır.

Avrupa’nın ortasında, kan gölüne çevrilmiş olan bu coğrafyada barışın tesis edilmiş olması, savaşın açtığı yaraların sarılmaya yüz tutmuş bulunması teşkilat üyelerimize ayrı bir mutluluk vermiştir.

Bin yıldır, milli ve dini kimlik mücadelesi verilen ve son 10 yılda da en zirve noktaya ulaşan bu mücadelenin olumlu sonuçlara ulaşması, aynı tarihi, aynı dili, aynı dini ve aynı kültürü paylaşan insanların anlamlı dayanışmasına da sahne olmuştur. Son yüzyılda yaşananlar şunu göstermiştir ki, ne kadar çaba sarf edilirse edilsin, insanları dini inanışlarından ve milli kimliklerinden uzaklaştırmak mümkün değildir. Buna yönelik çabalar hep boşa çıkmaya mahkumdur.

Bütün bu müspet gelişmelere rağmen bölgede problemler tamamen ortadan kalkmış değildir. Ancak aşılamaz ve çözülemez de değildir. Yaşanan demokratikleşme sürecinin ve yerleşen insan haklarına saygı anlayışının kısa zamanda problemlerin aşılmasını temin edeceği kanaatimizi vurgulamak isteriz.

Teknoloji ve kitle iletişim araçlarındaki hızlı gelişim, dünyamızı, sınırları kaldırılmış küçük bir köy haline getirmiştir. Dünyada dengeler değişmiş, insanlığın gündemine küreselleşme kavramı yerleşmiştir. Değişen bu dengeler içerisinde din, dünyada yükselen değer olarak yeniden ortaya çıkmıştır. İnsan hakları ve demokrasiye yönelik talepler artmış, insan hakları söylemleri evrensel bir ilke olarak yeniden gündeme taşınmıştır.

Günümüzde, insan hakları temeline dayanmayan bir söylemin evrensel düzeyde kabul ve başarı şansı yoktur. İnsan haklarına ilişkin talepler temelde, insanın değerinin korunmasıyla ilgili taleplerdir. Kendi kutsal metinlerimizde insan haklarına ilişkin referansların bulunması, insanı yaratılmışların en şereflisi olarak gören biz Müslümanlar açısından bir imtiyaz olarak değerlendirilmelidir.

Bugün Batıda kabul görmüş evrensel değerler, insan haklarına ilişkin hükümler asırlar önce Peygamberimiz tarafından dünyaya ilan edilmiş prensiplerdir. İslam evrensel değerler üzerine oturtulmuş bir dindir. Sevgi, barış ve hoşgörü gibi ilkeleri her zaman ön planda tutmuş yüce dinimizin; şiddet, işkence, çağdışı görüntüler, kadını eve hapseden, sosyal hayattan tecrit eden bir imajla Batıda tanınıyor ve tanıtılıyor olması büyük bir haksızlıktır. Bu imajı silmek bizim görevimizdir.

Kaldı ki, bu görüntü ve yanlış kanaatin oluşmasında bizlerin de kusuru bulunmadığını düşünmek mümkün değildir. Dinin özünde olmayan, yerel kültürlerden kaynaklanan olumsuz yorumların İslam’a mal edilmesinde özeleştiri kurumunun yeterince işletilmemesi önemli bir faktördür. Bu durumda ilk yapılması gereken husus, dinimizi aslî kaynaklarından yeniden anlamak, algılamak ve anlatmaktır.

Tarihte yaşanmış acı tecrübelerden ibret alarak, geçmişi bir daha yaşamamak için, aynı kültüre sahip insanların arasındaki dayanışma ve kaynaşmanın yanında, diğer din mensuplarıyla önce barışın, sonra da diyalogun gerçekleşmesine yönelik çabalar sarf etmeliyiz.

Bu duygu, düşünce ve tespitler ışığında, 25-28 Temmuz 2000 tarihleri arasında Saraybosna’da bir araya gelen biz Avrasya İslam Şûrası Teşkilatı üyeleri aşağıdaki hususları karara bağladığımızı dünya kamuoyuna duyururuz.

1.Ülkelerimiz ve topluluklarımız arasında mevcut işbirliğinin daha da geliştirilerek kuvvetlendirilmesi, bu ilişkilere devamlılık kazandırılması tarihi, dini ve kültürel bağlarımızın canlandırılmasına yönelik çalışmaların sürdürülmesi,

2. Ülkelerimiz ve topluluklarımız arasında din eğitimi ve öğretimi alanında bugüne kadar sürdürülen işbirliğinin daha da geliştirilmesi için çalışmalara devam edilmesi,

3. Avrasya İslam Şûrası Teşkilatında Türkçe’nin ortak dil haline gelebilmesi için gerekli çalışmaların yapılması; bu cümleden olarak teşkilatın merkezi Ankara’da “Türkçe Dil Eğitim Merkezi” kurulması ve bu merkeze üye ülke ve topluluklardan kursiyer getirilmesi,

4. Üye ülke ve topluluklardan eğitim veren ilahiyat ve diğer sosyal bilimler fakültelerinden mezun olan öğrencilerin Türkiye’de araştırma, inceleme ve yüksek lisans eğitimi yapabilmeleri için gerekli kolaylıkların sağlanması,

5. Yine üye ülke ve topluluklardaki ilahiyat fakültelerinden mezun olan öğrencilerin mesleki formasyonlarının geliştirilmesi için Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ihtisas kurslarında hizmet içi eğitime tabi tutulmaları için kontenjan ayrılması,

6. Türkiye’deki ilahiyat fakültelerinde üye ülke ve topluluklara mensup gençlerin eğitim yapabilmeleri için Türk üniversitelerinde gerekli kontenjanın temin edilmesi,

7. Üye ülke ve topluluklarda din eğitimi verilen okullarda ortak ders programı ve ders kitabı hazırlanması için gerekli çalışmaların yürütülmesi,

8. Üye ülke ve topluluklarda Latin alfabesine geçiş sürecinin hızlandırılması için ihtiyaç duyulacak yardımın sağlanması,

9. Ortak kültür değerlerimizin geliştirilerek paylaşımını sağlamak amacıyla Ankara’da teşkilata bağlı bir araştırma merkezinin kurulması, bu araştırma merkezinde üye ülke ve topluluklar arasında bilgi akışını temin edecek bilgi ağı ve merkezi oluşturulması,

10. Değişen ve gelişen dünya şartlarına paralel olarak dini alandaki bilimsel faaliyetlerin izlenmesi için araştırma merkezi bünyesinde bir gözlem ünitesi oluşturulması,

11. Üye ülke ve topluluklardaki ortak değerlerimizin tanıtımına ve ortak problemlerimizin çözümüne yönelik bilimsel seviyede sempozyum, panel ve konferansların düzenlenmesi,

12. Üye ülke ve topluluklarda din hizmetini yürüten görevlilerin mesleki bilgi ve becerilerini artırmak için Türkiye’de ve kendi ülkelerinde düzenlenen kısa süreli hizmet içi eğitim kurslarının daha sistematik hale getirilmesi,

13. Dinin, milli kültürün korunmasında önemli bir unsur olduğu noktasından hareketle basın-yayın, radyo, televizyon ve her türlü iletişim vasıtalarıyla yaygınlık kazanması için gerekli tedbirlerin alınması,

14. Değişik coğrafyalarda yaşayan ve farklı kanaatler benimseyen insanlarımıza, İslamiyet’in insanları ve toplumları bir bütün olarak ele aldığını ve hayatın bütün yönlerine birden baktığını, onun belirli kişi ve zümreler ile belirli mekanlara hasredilemeyeceğini açıklayan mesajlar ihtiva eden bir yayıncılık anlayışının geliştirilmesi,

15. Yayın alanında kullanılan yeni teknolojileri tanıtan, bunlardan yararlanma yolları ve tekniklerini öğreten, İslam’ı asıl hüviyetiyle önce kendi insanlarımıza sonra da dünyaya anlatmaya yönelik faaliyetlerde bulunmayı sağlayan çalışmalar yapmak üzere Avrasya İslam Şûrası Teşkilatı bünyesinde bir yayın konseyinin oluşturulması,

16. Üye ülke ve topluluklarımızda bulunan yazma eserlerin örneklerinin kurulacak araştırma merkezinde toplanması,

17. Diyanet İşleri Başkanlığının üye ülke ve topluluklara ücretsiz olarak gönderdiği yayınların dil ve çeşit yönünden daha da zenginleştirilmesi, dinin temel kaynaklarına yönelik CD’lerin hazırlanması, çocuklara yönelik eğitici yayınların yapılmasına ağırlık verilmesi,

18. Tarihten tevarüs ederek günümüze kadar gelmiş olan ve İslam kültürünün gelişmesinde önemli yeri bulunan tefsir, fıkıh ve hadis alanındaki eserlerin gözden geçirilmesi, günün şartlarına ve ihtiyaçlarına cevap verecek yorumları taşıyan yeni eserler telif edilmesi,

19. Üye ülke ve topluluklara yönelik misyoner faaliyetlerinin ve aşırı akımların tesirlerini ortadan kaldırmaya yönelik aydınlatıcı kitap ve broşürler hazırlanması, üye ülke ve toplulukların bölgelerindeki misyoner faaliyetlerini izleyerek elde ettikleri doküman ve bilgileri teşkilat merkezine ulaştırmaları,

20. Geçmiş Şûra kararlarına dayanılarak Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı’nca çıkarılması planlanan “Diyanet Avrasya Dergisi”ne üye ülke ve toplulukların bölgeleriyle ilgili yazı, makale, haber vb. bilgi ve dokümanları periyodik olarak ulaştırmalarının temini,

21. Avrasya İslam Şûrası Teşkilatı’nın, üye ülke ve toplulukların faaliyetlerini tanıtmak üzere internette web sayfası düzenlenmesi, karşılıklı bilgi akışını sağlayacak internet ağının oluşturulması,

22. Üye ülke ve topluluklar arasında basılı, süreli, sesli ve görüntülü yayın değişiminin düzenli bir şekilde yapılabilmesi için gerekli tedbirlerin alınması,

23. Üye ülke ve topluluk temsilcilerini tanıtan, biyografilerini, ilgi alanlarını ve bilimsel çalışmalarını içeren bir albüm hazırlanması,

24. Dinin siyasete alet edilmesinde kullanılabilecek bazı kavramların doğru yorumlarının yer aldığı broşürler hazırlanması,

25. Üye ülke ve topluluklar arasında tesanüdün sağlanmasında büyük katkısı olan ve daha önceki şûralarda kararlaştırılmış bulunan dini gün ve bayramların, Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı’nca tespit edilecek tarihlerde kutlanması uygulamasına devam edilmesi,

26. Bölgelerimizdeki çatışmalar yüzünden pek çok insanın hayatını kaybetmiş olması üzücüdür. Yaşanan savaşlar sonucu ortaya çıkan bu tablo, dünya insanlığının ortak ayıbıdır. Bölgede hak ve adaletin tesis edilmesinden sonra barış ve af süreci başlatılması, bu konu ile ilgili Lahey Adalet Divanı kararlarının desteklenmesi,

27. Dinler arasında kavgalara sebep olan ve insanları düşmanlığa sürükleyen inandığımız dinler değil kendi dinlerini doğru anlamayan, gönlünü taassuba kaptıran veya çıkarları için dinlerini alet eden insanlardır. Ayrıca diğer dinler ile ilgili eksik ve yanlış bilgiler bu düşmanlıkları körüklemektedir. Bütün bunların çözüm yolu her dinin doğru anlatılmasının yanında diğer dinlerin de objektif bir tarzda öğretilmesinden geçmektedir. Bu nedenle;

a) Dinlerarası diyalog çalışmalarından dinleri birleştirme veya bir potada eritme faaliyeti anlaşılmamalı, her dinin kendi sınırları içerisinde kalarak tüm farklılıklarını koruyup her hangi bir zorlamaya gitmeden hoşgörü ve anlayış içerisinde ortak meseleleri konuşma, müzakere etme ve işbirliği yollarını arayabilmelidir.

b) Özellikle mensubu bulunduğumuz İbrahimî dinlerin insanları barışa ve sevgiye davet ettiği ortak noktasından hareketle din görevlilerine önemli görevlerin düştüğü bilinci içerisinde her fırsatta insanlığı barışa ve sevgiye davet etmelidirler.

28. Bugüne kadar başarıyla yürütülmüş olan Avrasya İslam Şûrası Teşkilatı toplantılarının her yıl düzenlenmesine devam edilmesi, bundan sonraki toplantının yeri ve tarihinin belirlenmesinde Şûra başkanlığına yetki verilmesi,

29. Avrasya İslam Şûrası Teşkilatı Başkan Yardımcılıklarına Kazakistan Müslümanları Başmüftüsü Prof. Dr. Abdussettar DERBİSALİ ile Bosna-Hersek Cumhuriyeti Reisu’l-Uleması Dr. Mustafa Efendi CERİÇ’in getirilmesi,

30. Bölgede yaşanan savaşlar sonucu verdiğimiz şehitlerimiz ile kısa bir zaman önce Türkiye Cumhuriyeti Devletinde art arda meydana gelen depremlerde hayatlarını kaybedenleri rahmetle andığımızı ve yakınlarının derin acılarını paylaştığımızı kamuoyuna duyurulması,
Oybirliği ile kararlaştırılmıştır.

Üye ülke ve topluluklarımız ile dünya kamuoyuna saygı ile duyurulur.